Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yeni Youtube Kanalım!

 Uzun süredir blog yazıyorum ve bunu bir üst kademeye taşımanın zamanı geldiğine inanıyorum. Bu sebepten dolayı Youtube mezrasına geçiş yapmış bulunmaktayım. Takiplerinizi bekler, saygılarımı sunarım. İsmail Arslan - YouTube

Ukrayna ve Rusya Durumuna Tarihsel Bir Bakış

 Ukrayna ve Rusya Durumuna Tarihsel Bir Bakış Az çok tarihle iç içe olanlar bilirler ki Rusya'nın yüzyıllardır uygulamaya çalıştığı bir hedef vardır. İşte bu hedef sıcak denizlere inmektir. Bu hedef doğrultusunda yüzyıllardır hamleler yapmaktadır. Hatta hamlelerin birçoğu sabık devletimiz olan Osmanlı üzerineydi. Öyle ki Osmanlı ile Rusya 18, 19. yüzyıllarda sürekli, 20. yüzyıl da ise ilk 17 senesinde karşı karşıya gelmiştir. Peki neden Osmanlı ile Rusya bu kadar sık karşı karşıya gelmektedir? Rusya sıcak denizlere inmek maksadıyla bir çok farklı yol denemiş olsa da hepsi bir şekilde Osmanlı'dan geçmekteydi. Balkanlardan aşağıya doğru hareket etmek istese karşısında Osmanlı vardı, doğu tarafından Kafkaslardan hareket edip aşağıya inmek istese yine karşısında Osmanlı vardı hatta denizden hareket etmek istese yine karşısında Osmanlı vardı. Yani her türlü yol Osmanlı'dan geçmekteydi.  Peki bunların Ukrayna ile Rusya arasında olan savaşla ilgisi ne diyebilirsiniz? Bunu açıklama...

Son Zamanlarda İzlediğim Filmler ve Bazı Yorumlar

Film izlemeyi ve film hakkında konuşmayı, düşüncelerimi söylemeyi seviyorum. Filmler bize başka yaşantılara ortak olmamızın yolunu açıyor bence. Hiçbir şekilde II. Dünya Savaşı'nda yaşanan yaşantılara ortak olamazken II. Dünya Savaşı dönemini anlatan bir filmle o döneme dair yaşantılara ortak olabiliyoruz. Bu da filmlerin bizlere kazandırdığı kazanımlardan biri oluyor. Filmler, özellikle tarih konulu filmler, bizlere anlatılan dönemin sosyoekonomik koşullarını, kültürel ve toplumsal koşullarını anlaşılır hale getirmektedir. Mesela Roma İmparatorluğu'nda geçen bir film sayesinde Roma dönemine ait kültürü, dönemin ekonomisini, toplumsal duruş ve tutumun ne durumda olduğunu görmek mümkün. Bu da o dönemin anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Bu sebepten dolayı tarihi filmler izlemeyi seviyorum. Fakat izlemeyi sevdiğim başka türler de yok değil. Aşağıda önereceğim filmlerin biri tarih konulu biri eğitim konulu diğeri ise hayatta kalma konulu olacak. Gelelim filmlere değil mi? İlk film...

Üniversite Hayatım-1

Uzun bir aradan sonra tekrar bir yazı ile karşınıza çıkacağım için heyecanlıyım. Üniversite hayatımı anlatacağım bir yazı dizisi yazmayı planlıyorum. Önce bu düşüncenin nasıl ortaya çıktığından bahsetmemiz gerekiyor sanırsam. Öğrencilerimle sohbet ederken fark ettim bu konunun ilgi çekici olduğunu. Hem kişisel anılar içeriyor hem de az da olsa öğrencilere yol gösteriyordu. Tabii öğrenciler bu anılardan yol göstermeleri mi aldılar yoksa kişisel yönleri mi bilemiyorum. Belki bu yazıyı okurlar ve yine belki yorumlarda bu durumlardan bahsetmek isterler. Böylelikle bizde nasıl ve hangi yönde etkilendiklerini öğrenmiş oluruz. İşte bu yazı dizisi düşüncesi öğrencilerle sohbetler içerisinde ortaya çıktı ve şu an kaleme dökülüyor. O zaman başlayalım. 2016 yılının Eylül ayında üniversiteye başladığımda (1 hafta geç) oryantasyon (tanıtım) eğitimini kaçırmıştım. Ama içimdeki merak Marmara Üniversitesi'nin Kadıköy-Göztepe'de bulunan yerleşkesini her yerini öğrenmeme vesile olmuştu. o Oryant...

Ocak Ayı Filmleri

 Her ay en az dört film izlemeye karar vermiştim kendi kendime. Ocak ayının filmlerini izlemenin gururunu yaşıyorum. Çünkü çok fazla film ya da dizi izleyebilen biri değilim. Bu konuda kendimi biraz zorluyorum. Film ya da diziye ihtiyaç duymadığım için anca zorlama ile bir şeyler izliyorum.  O zaman lafı daha fazla uzatmadan izlediğim filmlere ve onlar hakkındaki görüşlerime geçelim. 1- Detachment 2011 yapımı olan ve Oscar ödüllü oyuncu Adrien Brody'in başrolünü oynadığı film bir yedek öğretmenin kişisel hayatı ile okuldaki öğrenciler ve diğer öğretmenlerle ilişkisini merkeze alan bir film idi. Filmin ana hikayesi dışında oldukça fazla yan hikayeleri bulunmakta. Filmin yan hikayelerinde ırkçılık vs. gibi kavramların işlendiğini onlar üzerinden filmin diğer karakterlerinin sorunlarının anlatıldığı biraz sıkıcı biraz ilgi çekici sahneler bulunmaktaydı. Sıkıcı olmasının sebebi filmin ana hikayesine hiçbir etkisinin olmaması, ilgi çekici olmasının sebebi ise farklı hayatların fark...

Objektifimden Manzaralar-1

Objektifimden Manzaralar adlı seri de sizlere çektiğim fotoğrafları paylaşacak ve fotoğraflara dair bilgiler vermeye çalışacağım.  Bir Büyükada manzarası ile söze başlamak istiyorum. Biliyorsunuz ki İstanbul Prens Adaları'nın en büyüğü olan Büyükada birçok konuda ön planda. İstanbulluların bahar ve yaz aylarında en uğrak mekânlarından biri konumunda. Tabii biz de o popülerlikten nasibimizi almak için Büyükada'ya birkaç kere gittik. Bu fotoğrafta o ziyaretlerimizin birinde 03.04.2017 tarihinde çekilen bir fotoğraf. Güneş adanın batısından batmakta ve bizlerde uzaktan karşı kıyıyı İstanbul'un büyüklüğünü izlemeye koyulmuştuk o sıralar. Tam burada İstanbul'un adaları ile nasıl tanıştığımı anlatmak isterim. Galiba ortaokul öğrencisi iken Selena adlı bir dizi vardı ve o sıralar onu izlerdim. O dizinin bir bölümünde baş roldeki kızlardan birkaçı İstanbul'da adaya gidiyor ve adada mahsur kalıyordu. Bu adalarla tanışmam öyle oldu sanırsam. O seferden sonra birkaç farklı yap...

Kitap Okuma Serüveni

Kitap okumaya sanırsam lise iki ya da üç de öğrenim görürken başladım. Tam hatırlayamamakla birlikte o zamanlarda olması gerekiyor. İlkokul birinci sınıfta tanıştığım ve halen en yakın arkadaşım olan Hikmet sayesinde başladım diyebilirim. Lise döneminde Antakya’da tek yaşarken birçok farklı karakterle arkadaşlıklar yaptım, birçok farklı ortama girdim. Bu şartlarda pek çok farklı ortam deneyimledim. Fakat hayatımı en derinden etkileyen olay, o farklı karakterlerden en eskisinden geldi diyebilirim. Lise sıralarında Hikmet çok fazla kitap okurdu. Onun yanına her gittiğimde çalışma masasının üstünde kitaplar olurdu. Kitapla haşır neşir olmam orada başladı diyebilirim. Sonrasında Antakya Cemil Meriç Halk Kütüphanesi’ne dadanma dönemi başladı tabii. Haftalık kitaplar alıp okumalar yapar, arada kitapları zamanında götürmez, cezalar alırdık. O zamanlardan anı olsun diye kütüphane kartımı saklardım ta ki geçen seneye kadar. Cüzdan da ne var ne yok diye bir kontrol esnasında kütüphane kartının k...

Bana, Orhan Veli'ye ve İstanbul'a Dair-3

Galata Köprüsü’nün de özel bir anlamı vardır benim için. Tarihi karakterinin olması Haliç’in gerdanlığının olmasının yanı sora ona yazılmış bir Orhan Veli şiiri bulunması onun varlığına bir başka anlam katmıştı benim gözümde. Galata Köprüsü’nden ne zaman Haliç’i izlesem Orhan Veli’nin de oradan Haliç’i izlemiş olabileceği aklıma gelir ve duygulanırım. Onu erken kaybettiğimiz için onunla tanışamadığım için. Orhan Veli’nin “Galata Köprüsü” şiiri şöyledir: “Dikilir köprü üzerine, Keyifle seyrederim hepinizi. Kiminiz kürek çeker, sıya sıya; Kiminiz midye çıkarır dubalardan; Kiminiz dümen tutar mavnalarda; Kiminiz cimacıdır halat başında; Kiminiz kuştur, uçar, şairane; Kiminiz balıktır, pırıl pırıl; Kiminiz vapur, kiminiz şamandıra; Kiminiz bulut, havalarda; Kiminiz çatanadır, kırdığı gibi bacayı, Sıp diye geçer Köprü'nün altından; Kiminiz düdüktür, öter; Kiminiz dumandır, tüter; Ama hepiniz, hepiniz... Hepiniz geçim derdinde. Bir ben miyim keyif ehli i...

Bana, Orhan Veli'ye ve İstanbul'a Dair-2

Şu gürültülü ve karınca misali sürekli hareket halinde olan İstanbul’u bir adım geriden izlediğimiz zamanlarda hangi birimizin aklına onun “İstanbul’u Dinliyorum” şiirindeki mısraları gelmiyor ki. Ne güzel demiş Orhan Veli şiirinde: “… İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı…”  Her bir adım geri çekilip gerçek İstanbul’la baş başa kaldığım da bu şiirler yüzleşirim. Bu   yüzleşmelerime kulaklığımda Fazıl Say ve Seranad Bağcan’ın şarkılarından olan ve Orhan Veli’nin “İstanbul’u Dinliyorum” şiiri kullanılarak bestelenen “İstanbul’u Dinliyorum” şarkısı şahit olurdu. Bu yüzleşmeler bazen çok zevk verirdi. Oturur ve...

Bana, Orhan Veli'ye ve İstanbul'a Dair-1

  Öncelikle kendimden bahsedeyim sizlere. Ben İsmail, 1998 yılının Eylül ayında Antakya’da doğdum. İlköğretim ve lise eğitimimi Antakya’da tamamladıktan sonra üniversite eğitimim için İstanbul’a geldim. Medyada gördüğüm ve kocamanlığına hayran kaldığım İstanbul’a daha önce birkaç kere gelmiştim. Lakin İstanbul’u keşfetmek, İstanbul’u öğrenmek üniversite çağıma düşmüştü. 4 yıllık bir üniversite dönemini geçirdim bu şehirde ve neredeyse İstanbul Boğazı’nın tüm yerlerini adım adım adımladım. İşte o adımlamalar sırasında buldum İstanbul’daki favori mekânımı, Rumeli Hisarı’nı. O Rumeli Hisarı ki şiirlere konu olmuş, o Rumeli Hisarı ki şairlerin en sevdiği yerlerden olmuş ve yine o Rumeli Hisarı ki tarihi, yeşili yani ağaçları ve tabii ki maviyi yani denizi içinde barındırmış. Böyle bir yere menfi duygular beslemek hangi insanoğlunun elinde olabilir? Öyle bir yer hayal edin, kışı ayrı güzel, baharı ayrı güzel, yazı ayrı güzel. Sanki İstanbul’un içinde kurulmuş ufak çaplı bir cennet. Hu...

Son Dönemde Çevremden Aldığım Sorular -1

Merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere çevremden bana sıkça iletilen soruları paylaşıp onlar hakkında yorumlar yapmak istiyorum. Bu seriyi elimden geldikçe devam ettirmekte istiyorum sorularınız varsa alabilir ve cevaplandırabiliriz.  1- Ermeni Soykırımı'nın gerçekliği nedir? Ermeni Soykırımı herkesin bildiği gibi asılsız bir iddia olmaktan öteye geçmeyen bir yanlışlıktır. Osmanlı,Tehcir Kanunu ile Doğu Anadolu'da Ruslarla iş birliği yapan, Türk halkına eziyetler çektiren Ermeniler'i bölge güvenliği ve sınır bütünlüğü açısından sorun olamayacak yerlere (Suriye) göç ettirmesidir. Bu göç ettirme sırasında bölgeden çıkmak istemeyen Ermeniler çeşitli yerlere kaçmış ve farklı kimlikler edinmiştir. Kürtleşmiş Ermeniler bu gerçekliğin bilinen bir sonucudur. Diğer taraftan Osmanlı Devleti Ermeniler'i bölgeden çıkarmak için geldiğinde Ermeni direniş çeteleri ile karşılaşmıştır. Bundan dolayı da Ermeni çetelere karşı mücadeleye girişmiştir. Aynı zamanda Ermeni çeteler Osmanlı Or...

Deneme-1

Bazılarımız için yaşam vazgeçilmezdir fakat yine bazılarımız için yaşam sadece mücadele içinde geçmiştir. Bu mücadele hali herkesin inancına bağlı olarak farklı yorumlanabilecek bir durum olduğunun farkında olmakla birlikte,  işin diğer ve daimi ucu olan gelecek muamması inançtan uzak bir şekilde sadece bu dünyada biz insanların yarattığı bir meseledir.  Bu mesele yediden yetmişe tüm dünya ülkelerinin ortak sorunlarından biri durumundadır. Amerika'nın gençleri de güzel Türkiye'mizin gençleri de ve tabii olarak Üçüncü Dünya Ülkelerinin gençleri de bu muammanın içindedir. Bu meseleyi basit düzeyde ikiye ayırmak gerekir bu noktada. Birinci kol için genel olarak gezegenimizin gittiği noktadır daha doğrusu nereye gittiği kestirilemeyen noktadır diyebiliriz. Diğer bir kolu ise evrensellikten çok ulusallık ve hatta bireysellik taşımaktadır, o da hepinizin malumu olduğu gelecek kaygısıdır. Gelecek kaygısını yaratan birçok koşul olmakla birlikte en önemli koşulu olarak bireyin gelece...

Makedonya Gezisi-1 ve Kameramdan Makedonya

30 Ağustos Zafer Bayram'ında ilk yurt dışı gezimi yapmak için Makedonya yollarına düştüm. Sabahın ilk ışıkları ile İstanbul Aksaray'dan Sabiha Gökçen'e doğru yola çıktım. Saat 10'da uçuşum beni beklemekteydi. Havalimanına ulaştıktan sonra hızla işlemleri hallettim ve uçağı beklemeye koyuldum. Uçağa bindikten sonra uçağın arızalı olduğu bilgisini bizimle paylaştı sayın pilotumuz. Yaklaşık yarım saat uçağın içinde oyalandık ve bir parçanın değişmesini bekledik. Sonra uçağı tahliye edip, Sabiha Gökçen'in içindeki yolcu otobüsleri ile havalimanının pistinde birkaç tur attık. Pegasus hizmette sınır tanımamaktaydı. Bize tahsis edilen uçak arızasından dolayı kullanılmaz durumdaydı ve bizi başka bir uçağa  aktardılar. Bu bekletmenin üstüne Pegasus kendi ilkelerine ters olarak (Aşırı kapitalist bir havayolu şirketidir.) su ve kruvasan ikram etti. Bunca yıldır mecburen Pegasus ile uçtum gerçekten çok kapitalist bir tavır içinde olan bir havayolu şirketidir. Yakında uçak içind...

Son Zamanlarda İzlediğim Filmler

Bu yazıyla beraber ara ara izlediğim filmlerle ilgili görüşlerimi yazacağım ve onlara 1 ile 5 arasında bir puan vereceğim.  1- Good Will Hunting Psikolojik gerilimlerin bolca yer bulduğu bir filmdi. Aslında ilk başlarda pek bir anlam veremedim. Arkadaşımla tartıştıktan sonra daha iyi anladım. Filmi izlememin sebebi ise Robin Williams. Her ne kadar ismini zor aklımda tutsam da oyunculuğunu çok aşırı sevdiğim biri.  Bu filmde de oyunculuğunu konuşturmuş ki e n iyi yardımcı oyuncu oscarını almış bu filmle.  Ben bu filme 5 üzerinden 4 veriyorum. Çünkü Robin Williams. Herkesin aksine filmin hikayesini biraz sıkıntılı buldum. Yani en azından benim için öyleydi çünkü anlatmak istediğini verebildiği düşüncesinde değilim.  2- Masumiyet Zeki Demirkubuz'un kültleşmiş filmlerinden biri olduğu söylenmesi üzerine hadi izleyeyim dediğim bir filmdi. Yeşilçam filmlerine benzettiğim filmin bence en güzel tarafı oyunculuklar idi. Özellikle Haluk Bilginer ve Güven Kıraç'ın o...

Türküler ve Marşlar

Uzun süredir sizleri ihmal ettim. Öncelikle hepinizden özür dilerim. Bugün sizlerle türküler üzerine bir sohbet etmek istedim. Türküler kültürümüzün gülleri zannımca. O kadar güzeller ki dinleyince kendimi kaybettiğim oluyor. Kim bir "Drama Köprüsü" bir "Çırpınırdın Karadeniz" bir " Çökertme" gibi yüzlerce türküden etkilenmez ki. Ne kadar marş olsa da kim "Plevne Marşı"ndan etkilenmez. Kim onu dinlerken Gazi Osman Paşa'yı yad etmez. Şanı büyük Osman Paşa'yı Plevne Kahramanı'nı bir kere daha yad edelim buradan ve türküleri anlatmaya devam edelim. Bu kadar etkilenmenin olduğu eserleri tanımamak ve dinlememek öz kültürden uzaklaşmayı gösterir. Atam Dedem Korkut'un eline kopuz alıp sözler söylemesi bu kültürün ne kadar eskiye dayandığını göstermesi sebebiyle çok değerlidir. Biliyorsunuzdur belki, Dede Korkut Hikayeleri'nin 3. nüshası Türkistan'da bulundu. Böylece kayıp olan 13. hikaye ortaya çıkmış oldu. Daha edinip okuyamad...