Ana içeriğe atla

Kuzey Kıbrıs-1

Kıbrıs tarihi eski çağlara kadar dayanmaktadır.  Kıbrıs jeopolitik olarak Doğu Akdeniz'in merkez noktasında olma hasebiyle çok önemlidir. Bu bakımdan çoğu milletin kontrol altında tutmak istediği yer konumunda olmuştur. Kıbrıs asıl gelişimini Lüzinyan, Venedik ve Cenevizlilere beraber yaşamıştır. Çoğu kalesi bu toplumların kolonileri tarafından yapılmıştır.  Şimdi sizlere Kıbrıs'ta gezilmesini önerdiğim yerleri yazacağım.  Kıbrıs tabiri caiz ise Türkiye'nin Las Vegas'ı durumundadır. Casinoları ile ünlü olan Kıbrıs tam bir casino ve otel cennetidir. Kıbrıs'ın bir diğer ünlü olduğu konu ise içkilerinin ucuz olmasıdır. Hatta sırf doyasıya içmek için Kıbrıs'a gelenleri duymuştum. Gelelim biz konumuza Kıbrıs tatil için mükemmel bir yerdir. Fakat toplu ulaşıma güvenerek gelmeyin çünkü maalesef ki Kuzey Kıbrıs'ın toplu ulaşım ağı çok yetersizdir. Ya özel araçlarla ulaşımı sağlamanız gerekecektir ya da turlara katılmak gerekecektir. Bana sorarsanız eğer imkanlarınız varsa özel araç ile gezmek çok daha iyi olacaktır.

 Şöyle sıralayalım o zaman Kıbrıs'ta gezilmesi gereken yerleri:

1- Salamis Harabeleri (Gazimağusa)
2- Lala Mustafa Paşa Camii ( Gazimağusa)
3- Namık Kemal Zİndanı ve Müzesi(Gazimağusa)
4- Selimiye Camii (Lefkoşa)
5- Haydarpaşa Camii (Lefkoşa)
6- Surlar içi (Lefkoşa)
7- Büyük Han (Lefkoşa)
8- Mevlevihane Müzesi (Lefkoşa)
9- Barbarlık Müzesi (Lefkoşa)
10-Zafer Burnu (İskele)
11-Altın kum Plajı (İskele)
12-Apotolos Andreas Manastırı (İskele)
13-St. Barnabas Manastırı (Gazimağusa)
14-Kapalı Maraş (Gazimağusa)
15-Doğa ve Arkeoloji Müzesi (Güzelyurt)
16-Aziz Mamas Kilisesi (Güzelyurt)
17-Mavi Köşk (Girne)
18-St. Hilarion Kalesi (Girne)
19-Othello Kalesi (Gazimağusa)
20-Karaoğlanoğlu Müzesi ve Şehitliği (Girne)
21-Kordonboyu (Girne)
22-Girne Kalesi (Girne)
23-Bellapais Manastırı (Girne)
24-Alevkayası  Piknik Alanı (Girne)
25-Lüzinyan Evi (Lefkoşa)
26-Bufavento Kalesi (Girne)
27-Sarayönü (Atatürk Meydanı) (Lefkoşa)
28-Gazimağusa Surları (Gazimağusa)
29-Derviş Paşa Etnografya Müzesi (Lefkoşa)
30-Hazreti Ömer Türbesi (Girne)
31-Saçaklı Ev (Lefkoşa)
32-Sultan 2. Mahmud Kütüphanesi (Lefkoşa)
33-Venedik Sarayı (Gazimağusa)
34-Sinan Paşa Cami (Gazimağusa)
35-Kral Mezarları (Gazimağusa)

Buralar birbirinden değerli birbirinden güzel tarihi miraslarımızdır. Buraları gezerken tarihe verdiğimiz değerler yüzümüze vuracaktır. Hala düşündükçe tüylerim ürperiyor, neden  insanlar Salamis Harabelerinde ki duvarlara ve mermerlere isimlerini yazarlar.
Kıbrıs müzeleri aşırı kötü durumdadırlar hiçbir tanıtım, hiçbir bakım yoktur. Hatta bu müzelerin çoğu hafta sonları kapalıdır. Hatta bazıları hafta içi bile bazı günler açılmaktadır. Mesela 2. Mahmud kütüphanesi sadece Salı ve Perşembe günleri açıktır. Keşke 7 gün boyunca açık olsalar.
Mesela ben Kral Mezarlarına pazar günü gitmiştim. Mezarları gezerken çok bakımsız oldukları canımı acıtmıştı, mezarlar gün yüzüne çıkartılıp öylece bırakılmıştır. Her mezarı otlar kaplamış durumdaydı. Üstelik çok övülen bir müzesi vardır fakat ne yazık ki pazar günü açık olmadığından ötürü gezemedim.  Ne zaman açık olacağını bildiren bir yazısı olmadığı için daha sonra da göremedim. Bu mezarları gezerken en dikkat çekici olan mezar tümülüs şeklinde olan mezardır. Bilirsiniz ki İslam öncesi Türkler'de çok kullanılmışlardır. Bu alanda sadece bir tümülüsün olması ise  dışarıdan gelen bir kral olduğunu göstermektedir. 
Kendi çektiğim fotoğraflarla bu yazıyı bitirmek gerekiyor sanırım.

Salamis Harabeleri


Kral Mezarları ve Tümülüs



Diğer yerlerden Seçmeler










Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

40. Yazıya Özel Eski Türklerde Sayı Anlamlarının Çıkış Noktaları (3,7,40)

Eski Türklerin dini neydi? İlk bu soru ile başlamak gerekiyor sanırım. Eski Türklerin dini bazı araştırıcılara göre “Gök-Tengri” dini, bazılarına göre ise “Şamanizm” idi. Eski Türklerin yaşadığı coğrafya düşünüldüğünde Şamanist dinlerin yaşadıklarını görebiliriz fakat bu Türklerin Şamanist dinlere mensup olduğunu ispatlamakta yetersiz kalmaktadır. Nerdeyse Şamanizm’in yayıldığı topraklar ile Türklerin toprakları örtüşmektedir. Bu da doğal olarak Türklerin, Şamanizm olarak adlandırılan dine mensup oldukları iddiasını ortaya çıkarmıştır. Fakat İslam öncesi kaynakları incelediğinde Şamanizm dininin tamamının Türklerde görünmediği anlaşılır. Yukarıda da dediğim gibi nerdeyse aynı coğrafyada yaşadıkları için Şamanizm dini ile etkileşmişlerdir. Türklerin “Gök-Tengri” olarak adlandırılan dine inandığının ise birçok kanıtı bulunmaktadır. Göktürk kitabeleri, yaşadıkları çevredeki yüksek mevkilere ibadet anıtları dikmeleri bunlardan bazılarıdır. “Şamanizm inancının doktrine göre; bir din olara...

Bana, Orhan Veli'ye ve İstanbul'a Dair-2

Şu gürültülü ve karınca misali sürekli hareket halinde olan İstanbul’u bir adım geriden izlediğimiz zamanlarda hangi birimizin aklına onun “İstanbul’u Dinliyorum” şiirindeki mısraları gelmiyor ki. Ne güzel demiş Orhan Veli şiirinde: “… İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı…”  Her bir adım geri çekilip gerçek İstanbul’la baş başa kaldığım da bu şiirler yüzleşirim. Bu   yüzleşmelerime kulaklığımda Fazıl Say ve Seranad Bağcan’ın şarkılarından olan ve Orhan Veli’nin “İstanbul’u Dinliyorum” şiiri kullanılarak bestelenen “İstanbul’u Dinliyorum” şarkısı şahit olurdu. Bu yüzleşmeler bazen çok zevk verirdi. Oturur ve...

Eski Türklerde Meclis

Eski Türkler’in devlet yönetiminde meclis var mıydı? Meclisler varsa ne işlevleri vardı? İsimleri nelerdi? Gelin beraber inceleyelim.  Günümüzdeki meclis sistemlerinin temelleri hem doğu toplumlarında hem de batı toplumlarında eskilere dayanmaktadır. Nitekim Türkler de bu temelleri barındırmaktaydı. Eski Türkler'de bu temellerin görünen ilk kavramı “Toy” kavramıdır.  “Toy” kelime olarak meclis anlamına gelmektedir. Eski Türkler'de “Toy” adı verilen meclisler bulunmaktaydı. Bu meclisler belirli günlerde toplanır ve kararlar alırdı. Meclislere katılanlara “Toygun” unvanı verilmiştir. Eski Türklerde “Toy” toplandığı zaman festivaller düzenlenirdi. Önce Toygunlar'ın katıldığı toy düzenlenirdi, sonra halkın iştirak ettiği eğlenceler tertip edilirdi. Eski Türklerde Toy’un varlığı Mo-tun(Mete- M.Ö 209- 174) dönemine kadar uzanmaktadır.   Toylar'da görüşülen başlıca konular ise şöyledir: Askeri meseleler, dış politika, elçi kabulleri ve yeni hakan seçimi. Bu toplantılara ...