Ana içeriğe atla

Karalamalar 1

Şimdi kendimin şairane yönünü göstermek istiyorum fakat şunun da bilinmesini istiyorum ne yazdıklarımın şiir ne de kendimin şair olduğunu iddia etmiyorum.


    Geçmişin korkusu altında acımasızlık ettiğim bugünüm
    Yarın bana hesap soracak bilinçsizliğimden
    Korkmak kaybetmektir der bir yandan düşüncem
    Çığlık çığlığa susuyorum dünün acılarından


 -   Yazalım hep beraber
      Kimimiz göğe, kimimiz kağıda, kimimiz suya
      Böyle çoğalır güzellikler
      Böyle bırakır nefret yerini saygıya



-   Ver dünyanın acımasızlığını omuzlarıma
     Hayatın kendisi olduğunu hatırlat avuçlarıma
     Kendimden kaybettim geçen her saniyeyi
     Bulmaya çalıştıkça bulamadığım sakinliği

     Yürekte ki ateş kimin umrunda
     Her gün hedefler altında ezilirken
     Kaybettim kendimi sorunların altında
     Dünyaya var olduğumu ispatlarken

-    İmreniriz bazen bas bas bağıran sessiz şiirlere
     Şiirler ki ruhun gıdasının öz mayası
     Yolunda muzaffer oluruz belki belki de hayra kelam
     Kelimelerin sırdaşlığında şiirlerin gölgesinde

     Eşsiz şarkılar biriktirdim hepsi sen olan
     Kalbimin ince damarlarından, odacıklarından
     Bir mevsim-i hazan bulutlarının içerisinden
     Ağaç gibi sağlam yaprak gibi narin


 Onca mısradan bazıları. Yaşanmışlıkların sonucunda adeta kalemimin içini döktüğü mısralar. Geriye dönüp baktığımda adeta günlük misali neler yaşadığımı hatırlatan mısralar.  Bir kez daha vurgulayayım ne bunlar şiir ne de ben bir şairim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

40. Yazıya Özel Eski Türklerde Sayı Anlamlarının Çıkış Noktaları (3,7,40)

Eski Türklerin dini neydi? İlk bu soru ile başlamak gerekiyor sanırım. Eski Türklerin dini bazı araştırıcılara göre “Gök-Tengri” dini, bazılarına göre ise “Şamanizm” idi. Eski Türklerin yaşadığı coğrafya düşünüldüğünde Şamanist dinlerin yaşadıklarını görebiliriz fakat bu Türklerin Şamanist dinlere mensup olduğunu ispatlamakta yetersiz kalmaktadır. Nerdeyse Şamanizm’in yayıldığı topraklar ile Türklerin toprakları örtüşmektedir. Bu da doğal olarak Türklerin, Şamanizm olarak adlandırılan dine mensup oldukları iddiasını ortaya çıkarmıştır. Fakat İslam öncesi kaynakları incelediğinde Şamanizm dininin tamamının Türklerde görünmediği anlaşılır. Yukarıda da dediğim gibi nerdeyse aynı coğrafyada yaşadıkları için Şamanizm dini ile etkileşmişlerdir. Türklerin “Gök-Tengri” olarak adlandırılan dine inandığının ise birçok kanıtı bulunmaktadır. Göktürk kitabeleri, yaşadıkları çevredeki yüksek mevkilere ibadet anıtları dikmeleri bunlardan bazılarıdır. “Şamanizm inancının doktrine göre; bir din olara...

Bana, Orhan Veli'ye ve İstanbul'a Dair-2

Şu gürültülü ve karınca misali sürekli hareket halinde olan İstanbul’u bir adım geriden izlediğimiz zamanlarda hangi birimizin aklına onun “İstanbul’u Dinliyorum” şiirindeki mısraları gelmiyor ki. Ne güzel demiş Orhan Veli şiirinde: “… İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı…”  Her bir adım geri çekilip gerçek İstanbul’la baş başa kaldığım da bu şiirler yüzleşirim. Bu   yüzleşmelerime kulaklığımda Fazıl Say ve Seranad Bağcan’ın şarkılarından olan ve Orhan Veli’nin “İstanbul’u Dinliyorum” şiiri kullanılarak bestelenen “İstanbul’u Dinliyorum” şarkısı şahit olurdu. Bu yüzleşmeler bazen çok zevk verirdi. Oturur ve...

Eski Türklerde Meclis

Eski Türkler’in devlet yönetiminde meclis var mıydı? Meclisler varsa ne işlevleri vardı? İsimleri nelerdi? Gelin beraber inceleyelim.  Günümüzdeki meclis sistemlerinin temelleri hem doğu toplumlarında hem de batı toplumlarında eskilere dayanmaktadır. Nitekim Türkler de bu temelleri barındırmaktaydı. Eski Türkler'de bu temellerin görünen ilk kavramı “Toy” kavramıdır.  “Toy” kelime olarak meclis anlamına gelmektedir. Eski Türkler'de “Toy” adı verilen meclisler bulunmaktaydı. Bu meclisler belirli günlerde toplanır ve kararlar alırdı. Meclislere katılanlara “Toygun” unvanı verilmiştir. Eski Türklerde “Toy” toplandığı zaman festivaller düzenlenirdi. Önce Toygunlar'ın katıldığı toy düzenlenirdi, sonra halkın iştirak ettiği eğlenceler tertip edilirdi. Eski Türklerde Toy’un varlığı Mo-tun(Mete- M.Ö 209- 174) dönemine kadar uzanmaktadır.   Toylar'da görüşülen başlıca konular ise şöyledir: Askeri meseleler, dış politika, elçi kabulleri ve yeni hakan seçimi. Bu toplantılara ...