Ana içeriğe atla

Öneriler-2

Tekrar bir öneriler yazısı ile sizlerleyim. Kitaplara beslediğim sevgi bir çok insana beslediğim sevgiden kat ve kat fazla olması onları paylaşmamda engel teşkil ettiğini biliyorum. Kitaplarım benim tüm müktesebatım olduğu için onları paylaşamamamın gayet normal olduğunu düşünmekteyim. 
Kitap insana insanı anlatan yegane araç olarak karşımızda durmakta ve bizim neler yaptığımızı suratımıza çarpmaktadır. Bu noktada gerçekçi olan kitapların değerini bir kez daha anlamaktayız. 
Gerçekçilik dediğimizde de objektif bakış açısıyla yazılmaya çalışılan kitaplar direk aklımızda yer edinecektir. Tabiiki aynı şey tarih bilimi içinde geçerlidir. 

Kitap

1- Vahdettin Engin- Bir Devrin Son Sultanı II. Abdülhamid (Tarih Eğitimi bölüm başkanı olan Vahdettin hocam ülkemizde ki en yetkin Abdülhamid dönemi tarihçisidir benim naçizane görüşümde. Sade ve anlaşılabilir dilinin yanında yukarıda bahsettiğim objektif bakış açısını ön planda tutmuş olması eserin güzelliğine güzellik katmaktadır.)

2-Mehmet Mazak- Gündelik Hayattan Renklerle Eski İstanbul (Osmanlı İstanbul'unun gün yüzüne yansımamış taraflarını bulabileceğiniz bu eser meraklılarını beklemekte.)

3- Sinan Canan- Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler (Kaos teorisi ve Fraktal Geometrisine ilgi çeken bu kitabı okuduğumda Geometriden nefret ettiğimi unutmuştum.)

4- Kemal Tahir- Esir Şehrin İnsanları ( İşgal yılları Osmanlısını bilimsel kitaplar okumadan anlamak ve öğrenmek isteyenlere en önemli kitaptır kanımca. )

5- Ahmet Taşağıl- Gökbörü'nün İzinde Kadim Türklerin Topraklarında ( İsminden de anlaşılacağı üzere seyahatnamedir. Eski Türklerin o çok konuşulan coğrafyalarını yaşamak ister misiniz? Ahmet hocanın seyahatnamesi sizlere bunları sunmakta.)

Film

1- The Theory Of Everything (14 Mart 2018... Stephen Hawking hayata gözlerini yumdu. Geriye başarılarla dolu bir biyografi kaldı. İşte bu biyografinin nasıl oluştuğunu anlatan efsane film.)

2- The Imitation Game ( 2. Dünya Savaşı ve Almanya'sının, İngiltere karşısında nasıl başarısız olduğunu anlatıyor. Boş rolünde Sherlock dizisinden tanıyacağınız Beneditch Cumberbatch var. )

3- The Da Vinci Code ( Da Vinci'nin şifresi olarak Türkçe'ye çevrilen bir Dan Brown eseri olan beni etkilemişti. Kilise ile çatışan bilimi anlamanın güzel bir tarafını yansıtmakta.)

4- The Maze Runner ( Göze hitap eden ve doyurucu özellikleri vardır. Hoş vakit geçirmek için izlenebilecek filmlerdendir.)

5- Elysium ( Bir distopya filmi diyorum ve gerisini siz izleyicilere bırakıyorum.)

Gezi

1- Rumeli Hisarı ( Yahya Kemal Aziz İstanbul ve Orhan Veli İstanbul'u Dinliyorum eşliğinde giderseniz inanılmaz zevkler alacaksınız.)

2- Küçüksu Kasrı ( Anadolu yakasının unutulan saraycıklarındandır eğer yolunuz Küçüksu'ya düşerse görün diyeceğim bir yer değildir. Ne yapın ne edin yolunuzu Küçüksu'ya düşürün.)

3- Aya Yorgi Kilisesi (Büyükada'nın zirvesinde bulunan bu kilise size muhteşem manzaralar sunmaktadır. Lütfen İstanbul'a ve Marmara'ya bir de buradan bakın.)

4- Emirgan Korosu ( Özellikle Nisan ayında gitmeye bakın renk renk laleleri görün ve lale etkinliklerine katılın.)

5- Sultan Selim Cami ( Gidin ve sin şın taşını görün hikayesine tanıklık edin. Antakya gibi kutsal bir toprağı Osmanlı topraklarına katmış olan Yavuz'a bir dua okuyup selam verin. Boğaz manzarasını bir de buradan izleyin.)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

40. Yazıya Özel Eski Türklerde Sayı Anlamlarının Çıkış Noktaları (3,7,40)

Eski Türklerin dini neydi? İlk bu soru ile başlamak gerekiyor sanırım. Eski Türklerin dini bazı araştırıcılara göre “Gök-Tengri” dini, bazılarına göre ise “Şamanizm” idi. Eski Türklerin yaşadığı coğrafya düşünüldüğünde Şamanist dinlerin yaşadıklarını görebiliriz fakat bu Türklerin Şamanist dinlere mensup olduğunu ispatlamakta yetersiz kalmaktadır. Nerdeyse Şamanizm’in yayıldığı topraklar ile Türklerin toprakları örtüşmektedir. Bu da doğal olarak Türklerin, Şamanizm olarak adlandırılan dine mensup oldukları iddiasını ortaya çıkarmıştır. Fakat İslam öncesi kaynakları incelediğinde Şamanizm dininin tamamının Türklerde görünmediği anlaşılır. Yukarıda da dediğim gibi nerdeyse aynı coğrafyada yaşadıkları için Şamanizm dini ile etkileşmişlerdir. Türklerin “Gök-Tengri” olarak adlandırılan dine inandığının ise birçok kanıtı bulunmaktadır. Göktürk kitabeleri, yaşadıkları çevredeki yüksek mevkilere ibadet anıtları dikmeleri bunlardan bazılarıdır. “Şamanizm inancının doktrine göre; bir din olara...

Bana, Orhan Veli'ye ve İstanbul'a Dair-2

Şu gürültülü ve karınca misali sürekli hareket halinde olan İstanbul’u bir adım geriden izlediğimiz zamanlarda hangi birimizin aklına onun “İstanbul’u Dinliyorum” şiirindeki mısraları gelmiyor ki. Ne güzel demiş Orhan Veli şiirinde: “… İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı…”  Her bir adım geri çekilip gerçek İstanbul’la baş başa kaldığım da bu şiirler yüzleşirim. Bu   yüzleşmelerime kulaklığımda Fazıl Say ve Seranad Bağcan’ın şarkılarından olan ve Orhan Veli’nin “İstanbul’u Dinliyorum” şiiri kullanılarak bestelenen “İstanbul’u Dinliyorum” şarkısı şahit olurdu. Bu yüzleşmeler bazen çok zevk verirdi. Oturur ve...

Eski Türklerde Meclis

Eski Türkler’in devlet yönetiminde meclis var mıydı? Meclisler varsa ne işlevleri vardı? İsimleri nelerdi? Gelin beraber inceleyelim.  Günümüzdeki meclis sistemlerinin temelleri hem doğu toplumlarında hem de batı toplumlarında eskilere dayanmaktadır. Nitekim Türkler de bu temelleri barındırmaktaydı. Eski Türkler'de bu temellerin görünen ilk kavramı “Toy” kavramıdır.  “Toy” kelime olarak meclis anlamına gelmektedir. Eski Türkler'de “Toy” adı verilen meclisler bulunmaktaydı. Bu meclisler belirli günlerde toplanır ve kararlar alırdı. Meclislere katılanlara “Toygun” unvanı verilmiştir. Eski Türklerde “Toy” toplandığı zaman festivaller düzenlenirdi. Önce Toygunlar'ın katıldığı toy düzenlenirdi, sonra halkın iştirak ettiği eğlenceler tertip edilirdi. Eski Türklerde Toy’un varlığı Mo-tun(Mete- M.Ö 209- 174) dönemine kadar uzanmaktadır.   Toylar'da görüşülen başlıca konular ise şöyledir: Askeri meseleler, dış politika, elçi kabulleri ve yeni hakan seçimi. Bu toplantılara ...